top of page

Burada anne olmak, çocuk olmak, hamile olmak, emzirmek, çocuk beslenmesi ve hayata dair pek çok şey bulacaksınız.

YENİ NE VAR?

Doğum sonrası fazla kilolardan kurtulmak isteyen veya kendini dinç hissetmek isteyen anneler için egzersiz önerileri...

  • BAslantas

AĞLAMA


Bu yazımda size çocuklarımızın severek yaptığı ağlama eyleminden bahsedeceğim. :) Bebekler ve çocuklar neden ağlarlar ve nasıl başa çıkabiliriz sizin için bu konuları derledim.


BEBEKLER NEDEN AĞLAR?


Ağlamak küçücük bebeklerimizin tek iletişim yoludur. Acıktıklarını, altlarını ıslattıklarını, sıkıldıklarını veya hasta olduklarını bize ağlayarak bildirirler. Büyüyüp değişik iletişim kurma yollarını öğrendikçe ağlama sayıları da azalma gösterir.


Bebeklerin minnacık mideleri çok hızlı acıkır ve bu sebeple sık sık ağlarlar. Gaz sancıları olduğunda ağlarlar. Çok terlediklerinde veya üşüdüklerinde ağlarlar. Bazen de sadece annelerini yanlarında istedikleri için ağlarlar. Bebekler her durumu bize bildirmek için ağlarlar. Her durumun da ağlama şekli değişiklik gösterir. Zamanla siz de bebeğinizin ağlama şeklinden sorununu anlamaya başlarsınız. Örneğin, acıkan bir bebeğin yanağına yaklaşan her şeyi emmeye çalışması ya da gazı olan bir bebeğin bacaklarını çırpması, sırtını geriye doğru bükmesi gibi değişik hareketler yapması gibi.


Ebeveyn içgüdüsüyle ağlayan bebeğimizin ihtiyacını karşılamak için yanına koşarız. Bunu bebeğimiz bizi kullanmak ya da yanına çekmek için değil, bize ihtiyacı olduğunu bildirmek için yapar. Bebeğiniz ağladığında ihtiyacına hızlı bir şekilde cevap vermek, güvende olduğunu hissetmesi için sık sık ona sarılmanız bebeğiniz ile aranızda güven ve sevgiye dayalı bir ilişki kurmanıza yardımcı olur. Araştırmacılar ağlayan bebeğe hızlı cevap verildiğinde o bebeklerin daha hızlı sakinleştiğini ortaya çıkarmışlardır. Bebeğiniz ağladığında nasılsa susar deyip onu yalnız bırakmayın.


Bebeğiniz biraz büyüdüğü zaman…


Yine ağlama biçimi yenidoğan bebek ile benzerlik gösterir. Acıkma, gaz vs. ağlama nedenlerine bir de diş ağrısı, emekleme, ayakta durma isteği gibi istekler, algıları değiştiği için oyun oynama istekleri eklenir. Bazen de yorgun olduklarında ağlarlar. Halk arasında “uykusu geldi ondan ağlıyor” deriz. İşte aynen öyle. Uykusu gelen 6-12 aylık bir bebek etrafındaki aktiviteler için uyumamayı başarabilir. Bu sorun için iyi bir uyku düzeni çözüm olur.


Hareketlenen; emekleyen veya yürümeye başlayan bebeğiniz düşmeye sağa sola çarpmaya da başlamıştır. Bunlar canını acıtmasa bile her defasında alışık olmadığı bir durumla karşı karşıya olduğu için şaşırıp ağlar. Sizin tepkinizin sakinliği ile bebeğiniz bu şoka uğradığı zamanlara alışır, ağlama nedeni olmaktan çıkar.


Daha büyük çocuklarda ağlamak ebeveyn tarafından disiplin boşluğu olarak görülmektedir. Çocuk için ise istediğime bu şekilde daha rahat ulaşırım davranışıdır. İki taraf için de istenmeyen bir durumdur ve bunu ortadan kaldırmak için disiplini en baştan uygulamak gerekmektedir. Bu çocuk için kırıcı olmak anlamına gelmez, sadece sizin kararlı davranmanız anlamına gelir.


NASIL SAKİNLEŞTİRİLİR?


Bebeğiniz ağladığında önce temel ihtiyaçlarını kontrol edin. Eğer herhangi bir sorun yoksa bebeğiniz sadece size ihtiyaç duymuş olabilir. Fiziksel temas çocuk yetiştirmekte çok önemli bir yer kaplar. Bu bebeklikten başlar. Bebeğinize sarılın, onunla konuşarak onu okşayın. Sakinleştiğini göreceksiniz. Eğer siz huzursuz ve gerginseniz bebeğiniz de sizin yansımanız olacaktır. Siz kendinizi mutsuz eden faktörlerden ne kadar uzak tutarsanız bebeğinizi de o kadar rahat ve mutlu yetiştirmiş olacaksınız.


Bebeğinizi rahim hareketlerini çağrıştıracak şekilde minik minik sallamak ve yine rahimde duyduğu şşş sesini çıkartmak onu oldukça rahatlatacaktır. Bu önerilerle ilgili lütfen kolik yazıma bir göz atın.


Bebeğiniz 3 ayı geçip algısı açılmaya başladığında müzik eşliğinde ya da şarkı söyleyerek dans etmek bebeğinizi rahatlatır.


Bazen de ortam değiştirmek, daha sessiz ortamlara geçmek bebeğinizi sakinleştirir, algısını dağıtır. Temiz hava almaya çıkabilirsiniz.


Bu aşamalarda annelerin/bakım verenlerin de yaşadığı gerginliği göz ardı etmek istemiyorum. Bebeği çok sık ağlayan anneler ileriki zamanlarda bebek ağlaması duyduklarında geçmiş sıkıntıları akıllarına gelir o ortamdan uzaklaşmak isterler. Bebeğimizin ağladığı zamanlar ise kendi sıkıntımızın yanında bebeğimizin sıkıntısını da yükleniriz. Bebeğiniz ağladığında bunun olması gereken bir durum olduğunu, yaşamanız gerektiğini düşünün. Hoş karşılayın ve stres yapmadan yukarıda yazdığım sakinleştirme tekniklerini uygulayın. Eğer hala cevap alamadıysanız bebeğinizin ağlamaya ihtiyacı olabilir. Yenidoğan bebeklerin ciğerleri ağladıkça genişler ve büyürler. Bu da bir sebep olabilir. Onu yatıştırmak yerine sadece bebeğinize sarılın.


DİSİPLİN


Yenidoğan bir bebeği disipline etmek söz konusu olamaz. Ancak bebeğiniz 6-12 aylık arası öğrenme sürecine girmiş olur ve 1 yaşından sonra disiplin altyapısını oluşturmaya başlayabilirsiniz. Bu sizin bebeğinizi nasıl yetiştireceğinizin temelidir aslında.

Her ağladığında bebeğimizin yanına koşar gideriz. Bir süre sonra bebeğimiz her ağladığında onun yanına gideceğimizi öğrenir ve bizi yanına çağırmak için bu yolu kullanır. Bebeğimiz bu yolu kurnaz olduğu için veya yaramazlık yapmak için kullanmıyordur. Ancak bebeğiniz ay aldıkça disiplin temellerini de atmanız ilerisi için yatırım olacaktır.


Kararlı olun…

Bebeğiniz hareketlendikçe yapabilecekleri de fazlalaşır. Bebeklerin aklı yetişkinler gibi neyin yapılabilir neyin yapılamaz olduğuna ermez. Örneğin; arabayla bir yere gitmek zorundasınızdır ve bebeğiniz araba koltuğuna oturmak istemez. Ama onun güvenliği için bu olmazsa olmazdır. Bunun gibi olmazsa olmazlar söz konusu olduğunda kararlı olun. Ancak evde çekmecedeki eşyaları veya mutfak malzemelerini bebeğiniz dağıtıp onlarla oynamak istediğinde buna hoşgörüyle yaklaşabilirsiniz. Onları dağıtmamak bir gereklilik değildir. Dağıtabilir; toplanır. Demek istediğim; her konuda yasak getirmeyin. Sadece gerekli, zorunlu olan alanlarda yasaklar koyun ki bebeğiniz de sınırı bilsin ve o yasaklara riayet etsin. Unutmayın ki yasaklar ne kadar artarsa itiraz etme ve yasakları çiğneme miktarı da o kadar artar. Kuralların dinlenebilir olması için yasakları güvenliği içine alacak şekilde aza indirin ve HAYIR'ları azaltın. Her şeye “hayır” diyen bir anne/bakım veren bir süre sonra inandırıcılığını yitirir ve sözü dinlenmeyen kişi konumuna gelir.


Tutarlı olun…

Bir gün yasakladığınız bir eylemi ertesi gün hoş görmeyin. Bu bebeklerde kafa karışıklığına sebep olur ve bir dahaki kuralın da aynı şekilde kırılacağını öğrenir.


Teşvik edici olun…

Bebeğiniz yatağa gitmek istemiyorsa, onu yatağa çekecek şeyler bulun. Örneğin; yatağına bir oyuncak koyun ve onun uyuduğunu söyleyin. Ya da esneyerek sizin de uykunuzun geldiğini ve yatağa gideceğinizi bebeğinizin de kendi yatağına gitmesi gerektiğini anlatın. Ya da yemek vakti geldiğinde bebeğiniz yemek istemiyorsa onun yemeğe ilgisini arttıracak yollar bulabilirsiniz.


Erken önlem alın…

Sürekli “hayır” kelimesini kullanan bir anne olmak istemeyiz. Bu sebeple hayırlık eylemleri önceden engelleyin. Örneğin; kırılacak eşyaların olduğu bir çekmeceyi bebeğiniz ellemeden çocuk kilidi takarak kapatın.


Sözlerinizi eylemlerle pekiştirin…

Bebeğiniz eline kendisine zarar verebileceği bir eşya aldığında uzaktan “hayır” demek yerine yanına gidip “hayır, bu canını acıtabilir” deyip nesneyi elinden alırsanız mesajı güçlendirmiş olursunuz.


BAslantas


0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
bottom of page